Travestiler | Travesti Siteleri > Haber - Gündem
27 Haz
Son yüzyılın ayıbı açlığın, insanlığın en önemli sorunu yoksulluğun, ulusları sefil ve perişan eden sömürünün, binlerce masumun ölümü demek olan cahiliye devrini andıran kardeşin kardeşi kırmasına vesile olan kör savaşların, daha fazla silah satmak için oynanan uluslar arası emperyalist baskıların ve oyunların, İMF, Dünya Bankası gibi kan emici finans oluşumları sayesinde çil çil dolarlarla fink atan büyük patronların uygulamaları yüzünden artan hırsızlık, fuhuş, kapkaç, rüşvet gibi yüz kızartıcı suçların sorumlusu olan ABD, ne yazık ki küresel ısınma denilen felaketin de sorumlusudur.
Şimdi öncelikle doğa güneşi, yeşili, suyu, toprağı, kumu, ağacı, kuşu, börtüsü böceği ile insanlığın hizmetine sunulmuş ilahi bir güzelliktir.
İlahi gücün emri doğrultusunda azot, oksijen, karbondioksit gibi element ve diğer bileşikler arasında itme, çekme, yavaşlatma, durdurma, sürtünme gibi hareketlenmeler oluşmaktadır. Dev mıknatıslar nedeniyle elementler arasında ortaya çıkan bu sevda yağmur, kar, doluyu meydana getirmektedir. Yağışların azlığı, aşırılığı ya da zamansızlığı ise sel, deprem, çığ, yangın, kasırgalara yol açmaktadır.
Kısaca doğa arızalanmakta, doğal denge insanlığın aleyhine bozulmaktadır.
Otuz kırk yıl önce köyde, şehirde, kırda, bayırda, bağda, bahçede sık sık gördüğümüz yılandan, fareden, tilkiden, kurttan eser kalmamıştır.
Kuş gribi sonucu doğanın süsü de olan keklik, güvercin, serçe hatta tavuk tarih olmuş, böylece kanamalı kırım kongosu denilen illet bir hastalık ortaya çıkmıştır.
Yılanın azalmasıyla birlikte fare çoğalmış artan fareler arpa, buğday gibi hububatın kökünü kazıma noktasına gelmiştir.
Doğa kendini yok etmeye çalışan insan oğlunu cezalandırmaya başlamıştır.
Gece gündüze dönüşmüş, sabah akşam gibi olmuş, 300-400 gram dolu yağmaya başlamıştır.
Daha dün koyun, kuzu, inek, dana güderken su fışkıran, çanak çömlek yaparak evcilik oynadığımız dere bıçıktan eser kalmamıştır.
Toprak kurumuştur. Toprak kavrulmaktadır. Toprak alev topuna dönmek üzeredir.
Su rezervi azalmıştır. Denizlerden, göllerden, barajlardan tehlike sinyalleri gelmektedir. Dereler iğrenç iğrenç kokmaya başlamıştır.
Gece ile gündüz arasındaki sıcaklık farkı acayip derece açılmıştır. Bir memlekete her dakika sular seller gibi yağmur yağarken bir memleket yanıp tutuşmaktadır.
Orman yangınları doğanın temeline konulan atom bombalarıdır aslında. Plansız programsız kesilen ağaçlar damarlara verilen altın vuruştur biliyor musunuz?
İyi de, bu gidişin ABD ile ilgisi nedir dediğinizi vallahi duyuyorum.
Yıllardan beri ABD deniz altında, deniz üstünde, okyanus diplerinde, yedi düvel ötedeki efsane masal ülkelerinin deryalarında, inin cinin bile girmeye korktuğu uçsuz bucaksız mağara köşelerinde, dev çınarların, ışıl ışıl çamların, güzellik abidesi şimşirlerin, buram buram nazar kovan kara ağaçların, kayınların, ot, çöp, gelincik, papatyaların anayurdu ormanlarda, göğün, yıldızın, ay dedenin burnunun dibinde nükleer silah denemeleri yapar durur.
Binlerce ton kimyasal reaksiyonu şefkatli gördüğü doğanın kollarına kollarına bırakır.
Daha dün Japonya’ ya attığı atomların yaydığı radyasyon nereye gitti ki?
Sırf petrolü kullanma, kısa yoldan biraz daha zenginleşme, dünyaya hakim olma, hakim olunan bu dünyayı uzaydan yönetme, büyük orta doğuyu yaratma, sonra da bir kuru inadın arkasına takılma sonucu hırs üstüne hırsa kapılma macerası yüzünden Irak’ a atılan bombalar ne oldu ki?
ABD bu!
Bu kadarcık küçük işlerle uğraşmak şana yakışır mı?
Saldırı top yekun olmalı.
Bu yüzden Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin küçük ve orta ölçekli işletmelerini
ortadan kaldırmak lazım. Maliyeti düşük sanayi mamulleri üretmek gerek. Çabuk yetişen, gösterişi mükemmel, ısırır ısırmaz damakta hoş bir lezzet bırakan tarım ürünleri yetiştirmek icap eder. Akşamdan sabaha kütür kütür büyüyen salatalıklar hormonlu olsa da ne fark eder ki?
İşte tüm bu uygulamalar, anlamsız bu hırslar, dünyanın yegane hakimi olma heyecanı yüzünden ABD’ nin dünyaya attığı radyasyonlu nükleer bombaları, hormonlu uygulamaları sonucu “KÜRESEL ISINMA” oluşmuştur.
İşte bu yüzden açlığın, yokluğun, yoksulluğun, savaşların, emperyalizmin, sömürünün, uluslar arası baskı ve oyunların, pek çok faili meçhul cinayetin tek sorumlusu olan ABD küresel ısınmanın da sorumlusudur.
26 Haz
Fatih Terim’in veda sinyalinden sonra Rüştü Reçber de 14 sene sonra Milli Takım’a veda etti…
Rüştü Reçber: “Milli Takım’a 14 yıl hizmet ettim, çalıştığım herkese çok teşekkür ediyorum ve herkesi saygıyla karşılıyorum. Artık bırakma zamanım gelmişti. Öyle inanıyordum. Turnuvadan önce kararımı vermiştim. Hocamla da bu kararımı paylaştım. Almanya maçıyla birlikte Milli Takım’a son kez hizmet ettim. Herkese çok teşekkür ediyorum.”
25 Haz
Arnavutluk’un Girakastro kentinde düzenlenen festivale bu yıl Türkiye’den EMAV Vakfı - Galata Mevlevihanesi davetli olarak katılıyor.
Arnavutluk Girokastro kentinde 28 Haziran’da başlayacak Kültür Festivali’ne bu yıl Türkiye’den EMAV Vakfı - Çağdaş Mevlana Aşıklar Topluluğu (GALATA MEVLEVİHANESİ) davetli olarak katılıyor.
EMAV dervişleri, 28 Haziran’da Girokastro kentinde, 30 Haziran’da Arnavutluk Başkenti TİRAN’da ve 2 Temmuz’da da bağımsızlığına çok yakında kavuşan Kosova Priştina’da üç konser verecek ve sema ayini icra edecekler.
Topluluğun Arnavutluk – Kosova turnesi,
Alevi –İslam Din Hizmetleri II. Başkanı Hasan Çıkar Dede liderliğinde yürütülecek.
Alevi Vakıfları Federasyonu ve film yapımcısı Mesut Tufan’ın girişimleri ile düzenlenen turne AVF ‘nin ilk yurt dışı kültür etkinliği olma niteliğini de kazandı.
Alevi Vakıfları Federasyonu, Balkan ülkelerinde aynı inancı paylaştığımız topluluklar ile kültürel bağların güçlendirilmesi için benzer düzenlemeler ve girişimlerde bulunmaya devam edileceğini bildirdi.
24 Haz
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İlker Başbuğ ile 2 saat görüştü
Başbakanlık Resmi Konutu’nda gerçekleşen görüşmeye ilişkin Başbakanlık Basın Merkezi’nden yapılan yazılı açıklamada şunlar kaydedildi:
‘Sayın Başbakanımız bu akşam Başbakanlık Resmi Konutu’nda Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İlker Başbuğ ile bir görüşme yapmıştır.
Sayın Başbakanımızın daveti üzerine gerçekleşen görüşmede, önümüzdeki dönemde bölücü terör örgütü ile mücadele kapsamında öngörülen gelişmeler ve alınacak tedbirler ile son günlerde gündeme gelen bazı konular ele alınarak değerlendirilmiştir.’
24 Haz
Caz festivalinin ilk konserinde yaşayan efsane Herbie Hancock sahne alacak.
15. Uluslararası İstanbul Caz Festivali, ilk konserinde cazın yaşayan efsanesi olarak adlandırılan Herbie Hancock’u ağırlayacak. Daha önce 1996 ve 2002 yıllarında iki kez İstanbul Caz Festivali’ne gelen caz piyanisti Hancock, bu yıl iki özel konserle festivalin onur konuğu olacak. Bu yıl 2 ile 16 Temmuz arasında gerçekleşecek olan festivalin programından seçmeler.
24 Haz
18.00′deki antrenmanı gurbetçi taraftarlara açma isteği, UEFA ve yerel yetkililer kabul etmedi.
Gelen yoğun istekler üzerine antrenmanı, medyaya ve halka açık yapmaya karar veren Terim’in bu isteği, öğle saatlerinde UEFA’ya ve organizasyon sorumlularına bildirildi. Organizasyon yetkilileri, böyle bir şeyin mümkün olamayacağını, statta süren inşaat çalışmaları nedeniyle taraftarları içeriye almalarının büyük sakıncalar oluşturacağını söyledi. Bu arada kaleci Volkan Demirel’in cezasının indirimi için UEFA Tahkim Kurulu’na yapılan itiraz reddedildi. Kurul iki maçlık cezada indirime gerek olmadığı görüşüne vardı.
24 Haz
Yargıtay Ceza Kurulu Gülen’in beraat kararını onayladı… Bu karardan sonra Gülen’in Türkiye dönebileceği belirtiliyor…
Yargıtay Ceza Genel Kurulu Fethullah Gülen’in beraat kararını oy çokluğuyla onadı. Başsavcının itirazı 16’ya karışı 7 oyla reddedildi.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’ndan (TMK) yargılanan Fethullah Gülen’e verilen beraat kararını onayan Daire kararına yapılan itirazı reddetti. Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi, “laik devlet yapısını değiştirmek ve yerine dini kurallara dayalı bir devlet kurmak amacıyla yasa dışı örgüt kurup bu amaç doğrultusunda faaliyette bulunmak” suçlarından yargılanan Gülen hakkında beraat kararı vermişti.
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, beraat kararını onamıştı. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı bu karara itiraz etmişti. Gülen’in eyleminin TMK’nın 7. maddesi kapsamında değil, 765 sayılı TCK’nın “cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak” suçunu kapsayan 313/2-4 maddelerine aykırılık oluşturduğunu savunan Başsavcılık, suçun
niteliğinin ve tarihinin doğru olarak tespit edilmesi için dosya kapsamındaki delillerin incelenmesi gerektiğini belirtmişti. Suç tarihinin temadinin son bulduğu iddianamenin hazırlandığı 31 Ağustos 2000 olduğunu ileri süren Başsavcılık, bu tarih dikkate alındığında dava zamanaşımının dolduğunu, bu nedenle 9. Ceza Dairesi’nin 5 Mart 2008 tarihli onama kararının kaldırılarak, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin beraate ilişkin 5 Mayıs 2006 günlü hükmünün bozulmasını istemişti. Başsavcılık, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın 1412 sayılı
Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’na göre düzeltilmesinin mümkün olduğuna işaret ederek, dava zamanaşımı dolduğu için kamu davasının düşürülmesini talep etmişti.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazını bugün karara bağladı. Genel Kurul, Başsavcılığın itirazını oy çokluğu ile reddetti. Ret kararıyla ile birlikte 9. Ceza Dairesi’nin onama kararı kesinleşti.
8 Haz
Mankenlikten şarkıcılığa geçen kişilerden biri olan Ebru Destan, son albümündeki ”Üç vakte Kadar” adlı parçasına çektiği klip RTÜK tarafından fazla müstehcen bulunarak televizyon kanallarında yayınlanmasına izin vermedi. Haberi alan Ebru Destan büyük bir hayal kırklığı yaşadı. Klibe 50 bin ytl harcadığını söyleyen Destan, “Türkiye’de ne müstehcen klipler varken, benim klibimin yayınlanmasına neden engel olundu anlıyamadım” dedi. Destan’ın klibinde 20 Brezilyalı dansçı kız oynadı.
4 Haz
Aydın Kuşada’sında akşam markete alışverişe cıkan Şerif Ö. adlı travesti, markete motorsikletiyle yanaştıgı sırada arkadan 4 kişi bıcakla saldırarak vucudunun ceşitli yerlerinden bıçakladı. Olay sırasında devriye gezen polis ekipleri olaya mudahale edince elinde bıçak bulunun A.E. Nasıl travesti öldürdüm iyi etmişim dimi dediği ileri sürüldü. Kan kaybından hastanede vefat eden Şerif ö.nun arkadaşları olayı protesto ettiler.
FHA
4 Haz
Adana’nın Dağlıoğlu civarında yol kenarında boğazı kesilerek öldürülmüş, selvi adlı bir travestinin cesedi bulundu. Kimliği belirsiz kişiler tarafından öldürüldüğü anlaşılan travestinin, fuhuş ücretinde çıkan tartışmadan sonra boğazının kesildiği tahmin ediliyor. Birkaç görgü tanığının ifadesine göre yol kenarında müşteri bekleyen travesti, önce müşterilerinin arabasına bindikten 10 dakika kadar sonra arabaın kapısının açıldığı ve travesti Selvi’nin yol kenarına cansız bedenin atıldığı bilgisi edinildi.