<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!-- generator="wordpress/2.3.3" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>Travesti - Travestiler - Haber</title>
	<link>http://www.forumunreal.com</link>
	<description>Travestiler &#124; Travesti Siteleri &#62; Haber - Gündem</description>
	<pubDate>Sat, 05 Jul 2008 14:36:08 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.3.3</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>Üç yüz yıllık gecikme</title>
		<link>http://www.forumunreal.com/haber/uc-yuz-yillik-gecikme.html</link>
		<comments>http://www.forumunreal.com/haber/uc-yuz-yillik-gecikme.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 Jul 2008 14:36:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[HABER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.forumunreal.com/haber/uc-yuz-yillik-gecikme.html</guid>
		<description><![CDATA[Ülkemiz cumhuriyetin kuruluşundan bu yana kimlik arayışı içerisinde.
Batı normlarında çağdaş ulus devlet modeli mi?, İslami geleneklere bağlı bir devlet modeli mi? Cumhuriyetin kuruluş süreci bu sancılarla geçmiştir. Hep bu iki anlayış, çatışma halinde olmuştur.
Saltanat’ın kaldırılması, Cumhuriyet’in ilanı, Hilafet’in kaldırılması, şapka ve kıyafet devrimi, tekke ve zaviyelerin kapatılması, medeni kanunun kabulü, harf devrimi, miladi takvimin kabulü, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Ülkemiz cumhuriyetin kuruluşundan bu yana kimlik arayışı içerisinde.<br />
Batı normlarında çağdaş ulus devlet modeli mi?, İslami geleneklere bağlı bir devlet modeli mi? Cumhuriyetin kuruluş süreci bu sancılarla geçmiştir. Hep bu iki anlayış, çatışma halinde olmuştur.</h3>
<p>Saltanat’ın kaldırılması, Cumhuriyet’in ilanı, Hilafet’in kaldırılması, şapka ve kıyafet devrimi, tekke ve zaviyelerin kapatılması, medeni kanunun kabulü, harf devrimi, miladi takvimin kabulü, kadınlara seçme ve seçilme hakkının tanınması, soyadı kanununun kabulü, laikliğin anayasaya girmesi…</p>
<p>Saydıklarım1922- 1937 yılları arasında gerçekleşen Atatürk devrimleriydi, adres belirlenmişti. Mustafa Kemal Atatürk Çağdaş Ulus devlet modelini adres gösteriyordu. Üç yüz yıllık bir gecikmeyle…</p>
<p>Batı burjuvazisi kendi sistemini inşa ediyordu. Kapitalizmin varlığını inşa etmesi Avrupa Çağdaş Ulus Devlet modeli ile olacaktı. Kilisenin siyaset ve ekonomideki baskın gücü gelişime engeldi. Üç yüz yıllık bu mücadele batı demokrasisinin kurumsallaşmasını sağladı. Batı demokrasisi ve ulus devlet modeli bu mücadeleyle oluştu. Bu şekilde burjuvazi önündeki engelleri kaldırdı. Laik ulus devlet modelini kurdu. Asker kışlasındaydı. İbadetini yapan ibadethanesindeydi. Devleti yönetenler demokrasinin ne olduğunu bilerek ülkelerinin refahı için olması gereken yerdeydiler. Yani köylü köyünde. evli evindeydi. Herkes sınırlarını öğrenmişti. Demokratik, Laik Cumhuriyet’i oluşturarak.</p>
<p>Osmanlı bu süreçte dünyadaki bu gelişimi göremedi. Batı demokrasi mücadelesini verirken Osmanlı gerileme sürecine girmişti.</p>
<p>Atatürk ve Cumhuriyet’i yaratan kadrolar bu uzun gecikme sürecini çok kısa sürede tamamlama çabasının gerekliliğinin farkında olarak devrimleri gerçekleştirdi.<br />
Ancak Atatürk’ten sonra, özellikle 1950 yıllardan sonra bu süreç tersine dönmeye başladı. Çağdaş ulus devlet modeline karşı duran kadroların örgütlenmesi, Osmanlı’ya dönüş idealleri oluştu.</p>
<p>Demokrasi olabilmesi için din ile devletin kesin çizgilerle ayrılması bir zorunluluktur; Bu da laik devlet modeliyle olabilir. Laiklik, Türk Anayasasına 5 Şubat 1937 yılında girmiştir. Ancak toplumun bunu anlaması ve hazmetme süreci vardı.</p>
<p>Komünizm korkusundan dolayı, uzun bir süre bu çatışma karşılıklı denge içerisinde yürütüldü. Devlet dinci ve tarikat örgütlenmelerini görmezden geldi. Avrupa’nın ve Amerika’nın desteğiyle devlet ve cami birbirini destekledi Sovyet Rusya’nın çökmesine kadar.</p>
<p>Türban meselesi ve dinci partilerin çıkış süreci bu çökme sürecinden sonra hızlandı. Refah partisinden günümüze dinci örgütlenme ve tarikatların büyümesi bunların sonucudur.</p>
<p>Ülkemizde yaşanan çatışmalar, kışla –cami çatışması, laik- İslam çatışması, Ergenekon ve önceki birçok sorunun kaynağında demokratik, çağdaş, laik ulus devlet modeli oluşturmakta üç yüz yıllık bir gecikmenin sonucudur.</p>
<p>Türkiye demokrasini yerleştirmek için kimliğini bulmuş bir ulus devlet modelini oluşturmalıdır. Laikliği kurumsallaştırılmalıdır. Din ve vicdan özgürlüğünü, Alevi- Bektaşi, Mevlevi ve diğer inanç grupları için de hayata geçirilmelidir. Demokrasinin bütün halk kesimlerinin hak ve özgürlüklerinin güvencesi olduğunu kavrayan bir toplum ve devlet olduğumuzda ancak yerleşebilir.</p>
<p>Evet, bugünkü çatışmaların kaynağı üç yüz yıllık gecikmedir. Uzlaşarak karşılıklı saygı çerçevesinde ve farklılıklara tahammül ederek ‘’Gerçek Demokrasiyi’’ gerçekleştirebileceğimize inanıyorum. Bu bağlamda asker kışlasında işini yaparak, inanan ibadethanesinde duasını gerçekleştirerek, devleti yönetenler demokrasiyi öğrenerek, her kesime eşit davranarak, kalkınmaya, üretime yönelirse taşlar yerine oturur. Çatışma ortamı ortadan kalkar. Dünya gözünde saygın ve yeri olan bir ülke oluruz.</p>
<p><em>Ben bunların çatışmadan, kavga etmeden olacağına inanıyorum Çünkü dünya üç yüz yıl öncekinden çok farklı. Demokrasi ve hukuk herkese lazım.</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.forumunreal.com/haber/uc-yuz-yillik-gecikme.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Balbay&#8217;ın yargılanması sona erdi</title>
		<link>http://www.forumunreal.com/haber/balbayin-yargilanmasi-sona-erdi.html</link>
		<comments>http://www.forumunreal.com/haber/balbayin-yargilanmasi-sona-erdi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 Jul 2008 14:32:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[HABER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.forumunreal.com/haber/balbayin-yargilanmasi-sona-erdi.html</guid>
		<description><![CDATA[Hakim karşısına çıkan Mustafa Balbay&#8217;ın yargılanması sona erdi. Balbay serbest kaldı.
Ergenekon soruşturması kapsamında hakim karşısına çıkan Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay ve emekli Tümamiral İlker Güven serbest bırakıldı.
Kemal Aydın, Neriman Aydın ve Osman Gürbüz tutuklandı.
AYRINTILAR GELİYOR&#8230;.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Hakim karşısına çıkan Mustafa Balbay&#8217;ın yargılanması sona erdi. Balbay serbest kaldı.</h3>
<p>Ergenekon soruşturması kapsamında hakim karşısına çıkan Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay ve emekli Tümamiral İlker Güven serbest bırakıldı.</p>
<p>Kemal Aydın, Neriman Aydın ve Osman Gürbüz tutuklandı.</p>
<p>AYRINTILAR GELİYOR&#8230;.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.forumunreal.com/haber/balbayin-yargilanmasi-sona-erdi.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Sivas anmasına gidenlere yasa dışı uygulama</title>
		<link>http://www.forumunreal.com/haber/sivan-anmasina-gidenlere-yasa-disi-uygulama.html</link>
		<comments>http://www.forumunreal.com/haber/sivan-anmasina-gidenlere-yasa-disi-uygulama.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 Jul 2008 10:42:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[HABER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.forumunreal.com/haber/sivan-anmasina-gidenlere-yasa-disi-uygulama.html</guid>
		<description><![CDATA[2 Temmuz Anmaları&#8217;na katılmak için yolcu taşıyan minbüs şoförleri, yetkililerce tartaklandı ve haklarında eşi görülmedik para cezası verildi.
İşte Erzincan Eğitim-Sen Erzincan Şube Başkanı,Nuri Koç&#8217;un yayınladığı basın açıklamasının tam metni:
Bizler, Erzincan’da yaşayan Aleviler olarak 02.07.2008 tarihinde 2 Temmuz Anma Programına katılmak üzere, Sivas’taki anmalara giden 3 minibüs şoförü ve minibüsleri ile birlikte Erzincan’dan hareket ettik. Sivas [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>2 Temmuz Anmaları&#8217;na katılmak için yolcu taşıyan minbüs şoförleri, yetkililerce tartaklandı ve haklarında eşi görülmedik para cezası verildi.</h3>
<p><em>İşte Erzincan Eğitim-Sen Erzincan Şube Başkanı,Nuri Koç&#8217;un yayınladığı basın açıklamasının tam metni:</em></p>
<p>Bizler, Erzincan’da yaşayan Aleviler olarak 02.07.2008 tarihinde 2 Temmuz Anma Programına katılmak üzere, Sivas’taki anmalara giden 3 minibüs şoförü ve minibüsleri ile birlikte Erzincan’dan hareket ettik. Sivas girişinde, Sivas Ulaştırma Bölge Müdürlüğü’ne bağlı &#8220;Ağırlık, Boyut, Belge Denetim İstasyonu&#8221; görevlileri tarafından durdurulduk. Bir görevli tarafından, araç ruhsatları ile şoför arkadaşların anlamlandıramadıkları bazı belgeler istendi. Bizim dışımızda herhangi bir araç durdurulmadı ve belge istenmedi. Bunun üzerine; “neden sadece bizleri denetliyorsunuz da diğer araçları denetlemiyorsunuz ” şeklinde itirazda bulunduk. Aynı görevli memur tarafından; “Neden Başbağlar’a değil de Sivas’a gidiyorsunuz?” şeklinde bir cevap verilmesi üzerine karşılıklı bir gerginlik yaşandı. Güvenlik görevlisi tarafından, Özkan ULUCAN adlı bir arkadaşımıza darp girişiminde bulunulmasıyla daha da artan gerginlik yine tarafımızdan yatıştırılmıştır.</p>
<p>Şoför arkadaşlarımızdan alınan belgeleri geri almak amacıyla tekrar yanlarına gittiğimiz görevlilere yönelik olarak; “Görevlerini kötüye kullandıklarını, bu saatten sonra objektif denetim yapamayacaklarını” ifade ettik ve alınan ruhsatları geri istedik. Araç ruhsatlarını geri alarak yolumuza devam ettik. Ancak, şoför arkadaşlardan araç ruhsatları alındığında; araçların belge fotokopilerinin alındığı ve D-2 belgesinin eksikliği gerekçesi ile Sivas Ulaştırma Bölge Müdürlüğü’nde minibüs başı 5000 YTL olmak üzere, toplam 15.000 YTL para cezasının kesildiğini sonradan öğrendik.</p>
<p>Sonuç olarak; şoför arkadaşlara yazılan bu cezanın belge eksikliği nedeniyle olmadığı, istasyonda çalışanların siyasi bir tasarrufu olduğu ortadadır. Bize göre amaç denetim yapmak değil; Sivas’taki anmalara katılımı engellemektir. Bize yönelik bu uygulamaları protesto ediyor; basını, sivil toplum örgütlerini, demokratik kitle örgütlerini, demokratik kamuoyunu ve ilgili adli ve idari kurumları duyarlı olmaya çağırıyoruz. Yapılan bu gayri hukuki uygulama karşısında her türlü yasal girişimde bulunacağımızı da ayrıca belirtir;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.forumunreal.com/haber/sivan-anmasina-gidenlere-yasa-disi-uygulama.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Onlar Hiç Kaçmadı!</title>
		<link>http://www.forumunreal.com/haber/onlar-hic-kacmadi.html</link>
		<comments>http://www.forumunreal.com/haber/onlar-hic-kacmadi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 Jul 2008 06:29:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[HABER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.forumunreal.com/haber/onlar-hic-kacmadi.html</guid>
		<description><![CDATA[Temmuz ayının sıcağı Türkiye&#8217;yi kavuruyor. Ülke de gündem de alev alev.. Oysa 10 gün önce ne güzel bir hava vardı&#8230; Futbol topunun peşinde koşan milyonlarca yürek&#8230; Çeyrek final, yarı final, final hesapları&#8230;
Ama bir salı sabahı TV&#8217;lere yansıyan &#8216;gözaltılar&#8217; ülkenin ayarını kaçırıverdi&#8230;
Gazeteciler, işadamları, emekli memurlar ve en önemlisi bu ülkenin gururu Türk Silahlı Kuvvetleri&#8217;nin 4 yıldızlı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Temmuz ayının sıcağı Türkiye&#8217;yi kavuruyor. Ülke de gündem de alev alev.. Oysa 10 gün önce ne güzel bir hava vardı&#8230; Futbol topunun peşinde koşan milyonlarca yürek&#8230; Çeyrek final, yarı final, final hesapları&#8230;</h3>
<p>Ama bir salı sabahı TV&#8217;lere yansıyan &#8216;gözaltılar&#8217; ülkenin ayarını kaçırıverdi&#8230;<br />
Gazeteciler, işadamları, emekli memurlar ve en önemlisi bu ülkenin gururu Türk Silahlı Kuvvetleri&#8217;nin 4 yıldızlı generalleri, &#8220;ergenekon&#8221; denen ama ne olup ne olmadığı kestirilemeyen bir dava kapsamında apar topar evlerinden toplanıverdiler&#8230;<br />
Kimi yeni doğum yapan eşinin çayını demlerken alınıyordu merkeze, kimi sabah traşını olurken.. Kimileri de Orduevlerindeki odalarından&#8230;<br />
Sanki kaçacaklar gibi, bazıları kelepçelenip götürülüyorlardoı sevenlerinin gözleri önünde&#8230;<br />
Oysa bilmeliydi sevgili savcı dostarımız bu insanların ne denli Türkiye sevdalısı olduğunu&#8230;<br />
Hiçbir zaman kaçmadıklarını, kaçmayacaklarını&#8230;<br />
Örnek mi verelim illa!<br />
<em>Tolon Paşam&#8230;</em> PKK ile güneydoğuda savaşırken, şehit düşen bir onbaşısının ardından kovalamamış mıydı bölücü grubu. Elinde makinalısı dağ taş koşmamış mıydı haydutların arkasından..<br />
O zaman kaçmamıştı ki şimdi kaçsın&#8230;<br />
<em>Ya Şener Paşam?</em><br />
Gecenin ayazında kar üstünde uyuyamış mıydı Cudilerde, Bestler Dereler&#8217;de&#8230;<br />
Kaçamaz mıydı sizce o günlerde sıcak çatışma bölgesinden&#8230;<br />
Kaçmadı&#8230;<br />
Kaçmaz..<br />
Kaçmazlar..<br />
<em>Ya Mustafa Balbay&#8230;</em><br />
Çağrıldığı, davet edildiği İngiltere&#8217;ye gidemez miydi öğretim görevlisi kadrosu ile gözde üniversitelere. Gitmedi. Türkiye sevdalısıydı&#8230; Kızı ile oğlunu doğduğu topralarda büyütmeye and içmişti&#8230;<br />
Sinan Aygün.. Onca birikimi varken, kulağına da gözaltı fısıltısı gelmişken gidemez miydi Esenboğa-Frankfurt uçağı ile Almanya&#8217;ya..<br />
Gitmedi, gitmez, gitmeyecek&#8230;<br />
Ama bizim adalet sistemimiz tansiyonu 22&#8242;ye fırlayan, beyin kanaması tehlikesi ile karşı karşıya kalan Şener paşamı, göndermedi GATA&#8217;ya&#8230;<br />
<em>&#8220;TAKSİM İLK YARDIM NEYİNE YETMİYORMUŞ&#8217;</em> Bu fısıltıyı duydum kanım dondu&#8230;<br />
Ne olurdu tam teşekküllü GATA&#8217;ya gitse Paşam?<br />
Kaçacak mıydı?<br />
<em>PKK&#8217;dan, itten, köpekten kaçmadı ki adaletten kaçsın&#8230;<br />
Yazık&#8230;</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.forumunreal.com/haber/onlar-hic-kacmadi.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Yazıdıklarıyla suçlandı</title>
		<link>http://www.forumunreal.com/haber/yazidiklariyla-suclandi.html</link>
		<comments>http://www.forumunreal.com/haber/yazidiklariyla-suclandi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 Jul 2008 06:27:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[HABER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.forumunreal.com/haber/yazidiklariyla-suclandi.html</guid>
		<description><![CDATA[Cumhuriyet Gazetesi Ankara temsilcisi Mastafa Balbay&#8217;ın emniyetteki sorgusu 9 saat 45 dakika sürdü.
Mastafa Balbay&#8217;ın emniyetteki sorgusu 9 saat 45 dakika sonra bitti.Daha önce emniyette ifade vermeyeceğini açıklayan Balbay&#8217;a, 10 saate yakın süren sorgusunda 2400 sayfalık iddiame okundu.
Cumhuriyet Gazetesi Ankara temsilcisi ve köşe yazarı olan Balbay&#8217;a sorgusunda yazdığı yazılar ve kitaplarla ilgili sorular soruldu.Yazılarının araştırma ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Cumhuriyet Gazetesi Ankara temsilcisi Mastafa Balbay&#8217;ın emniyetteki sorgusu 9 saat 45 dakika sürdü.<br />
Mastafa Balbay&#8217;ın emniyetteki sorgusu 9 saat 45 dakika sonra bitti.Daha önce emniyette ifade vermeyeceğini açıklayan Balbay&#8217;a, 10 saate yakın süren sorgusunda 2400 sayfalık iddiame okundu.</h3>
<p>Cumhuriyet Gazetesi Ankara temsilcisi ve köşe yazarı olan Balbay&#8217;a sorgusunda yazdığı yazılar ve kitaplarla ilgili sorular soruldu.Yazılarının araştırma ve haberden meydana geldiğini belirten Balbay suçlamaları reddetti.</p>
<p>Mustafa Balbay&#8217;ın birkaç saat içinde adliyeye sevkedilmesi bekleniyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.forumunreal.com/haber/yazidiklariyla-suclandi.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Tek Egemenlik, Tek Vatandaşlık</title>
		<link>http://www.forumunreal.com/haber/tek-egemenlik-tek-vatandaslik.html</link>
		<comments>http://www.forumunreal.com/haber/tek-egemenlik-tek-vatandaslik.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 04 Jul 2008 11:59:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[HABER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.forumunreal.com/haber/tek-egemenlik-tek-vatandaslik.html</guid>
		<description><![CDATA[23 Mayıs mutabakatıyla birlikte başlayan Kıbrıs Sorunu ile ilgili yeni süreç, Papadopulos tarafından “Ozmosis” olarak isimlendirilen siyasetin fillen uygulanma aşamasına getirildiği bir döneme girdi.
Talat-Hristofyas görüşmesinin son ayağında yapılan açıklamayı irdelemeye başlamadan önce okurlarımızı son bir aylık gelişmeler açısından da bilgilendirmek, gelinen noktanın daha iyi anlaşılmasını sağlayacaktır.
Rum ve Türk Cumhurbaşkanlarının ilk buluşmasının akabinde oluşturulan teknik komiteler [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>23 Mayıs mutabakatıyla birlikte başlayan Kıbrıs Sorunu ile ilgili yeni süreç, Papadopulos tarafından “Ozmosis” olarak isimlendirilen siyasetin fillen uygulanma aşamasına getirildiği bir döneme girdi.</h3>
<p>Talat-Hristofyas görüşmesinin son ayağında yapılan açıklamayı irdelemeye başlamadan önce okurlarımızı son bir aylık gelişmeler açısından da bilgilendirmek, gelinen noktanın daha iyi anlaşılmasını sağlayacaktır.<br />
Rum ve Türk Cumhurbaşkanlarının ilk buluşmasının akabinde oluşturulan teknik komiteler ve çalışma grupları, başlattıkları çalışmalarda çok fazla mesafe katedemediler. Talat’a göre mevcut durumun fotoğrafının çekilmesi, Hristofyas’a göre ise “kapsamlı görüşme zemininin hazırlanması” gayesi ile oluşturulan bu komitelerde yapılan çalışmaları incelediğimizde, müzakerelerin aslında başlatıldığını görmekteyiz.</p>
<p>Çalışma gruplarında uzlaşılan konular Liderler zirvesinde onaya sunulacak, uzlaşılamayanlar ise Liderler tarafından tartışılarak bir noktaya getirilecek.</p>
<p>Cumhurbaşkanlarının bu grupların mandası ile ilgili görüş farklılıklarını önceleri, iki lider arasındaki ilk anlaşmazlık unsuru olarak kabul ederken ,şimdi daha iyi anlıyoruz ki aslında konu üstünde iki lider tam olarak mutabakata varmışlardır ancak, Talat, büyük ihtimalle muhalefetin tepkisini yumuşatmak için, bizlere yanlış bilgi vermektedir. Yani varılan mutabakat aslında durumun komiteler tarafından fotoğrafının çekilmesi değil, bu komitelerin kapsamlı müzakereler için ön çalışmaları yapması ve liderlerin görüşeceği konu başlıklarının azaltılmasıdır.</p>
<p> <a href="http://www.forumunreal.com/haber/tek-egemenlik-tek-vatandaslik.html#more-572" class="more-link">(more&#8230;)</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.forumunreal.com/haber/tek-egemenlik-tek-vatandaslik.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Sonya Heather&#8217;a 18 Yıl</title>
		<link>http://www.forumunreal.com/travesti/sonya-heathera-18-yil.html</link>
		<comments>http://www.forumunreal.com/travesti/sonya-heathera-18-yil.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 04 Jul 2008 08:25:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[travesti]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.forumunreal.com/travesti/sonya-heathera-18-yil.html</guid>
		<description><![CDATA[ABD&#8217;de 17  yaşındaki Heather Trujilo Mortal Kombat oyunundaki sonya karakterini taklit ederek kardeşini öldürdü.
17 yaşındaki kız, üvey kardeşi Zoe Garcia&#8217;ya akşam evde bakıcılık yapıyordu. Heather eve erkek arkadaşını çağırdı. Alkol alan ikili daha sonra bilgisayar başına geçip Mortal Kombat oyununu oynamaya başladı. Bilgisayar başından kalkan Heather üvey kardeşinin yanına giderek Mortal Kombat oyunundaki Sonya&#8217;nın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>ABD&#8217;de 17  yaşındaki Heather Trujilo Mortal Kombat oyunundaki sonya karakterini taklit ederek kardeşini öldürdü.</h3>
<p>17 yaşındaki kız, üvey kardeşi Zoe Garcia&#8217;ya akşam evde bakıcılık yapıyordu. Heather eve erkek arkadaşını çağırdı. Alkol alan ikili daha sonra bilgisayar başına geçip Mortal Kombat oyununu oynamaya başladı. Bilgisayar başından kalkan Heather üvey kardeşinin yanına giderek Mortal Kombat oyunundaki Sonya&#8217;nın hareketlerini acımadan kardeşi üzerinde deneme başladı. Aldığı darbelerden heryeri yara bere içinde kaldı. Heather Sonya&#8217;nın oyundaki <em>“Finish her”</em> (İşini bitir!) sahnesini taklit ederek küçük kardeşinin ölümüne sebep oldu. Çıkarıldığı mahkemede 18 yıl hapis cezası aldı. Genç kız 6 yıl sonra şartlı tahliye edilebilecek.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.forumunreal.com/travesti/sonya-heathera-18-yil.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Hallac-ı Mansur ve Sivas trajedisi</title>
		<link>http://www.forumunreal.com/haber/hallac-i-mansur-ve-sivas-trajedisi.html</link>
		<comments>http://www.forumunreal.com/haber/hallac-i-mansur-ve-sivas-trajedisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Jul 2008 08:03:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[HABER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.forumunreal.com/haber/hallac-i-mansur-ve-sivas-trajedisi.html</guid>
		<description><![CDATA[Değerli Okuyucular 2 Temmuz 1993 Sivas olayları bana Hallac-ı Mansuru hatırlattı. Her yazan birey bu olayı çeşitli yönleriyle ve perspektifleriyle kaleme aldı, beleklerimizde diri tutmamıza katkıda bulundular.
Her biri kendi payına doğru ve haklıydılar. Ancak Bu elim ve vahim olayları tarihte ki benzerleriyle eşleştiremezsek işin bir yanı eksik kalır.
Ben de 2 Temmuz 1993 trajedisi ise Hallac-ı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Değerli Okuyucular 2 Temmuz 1993 Sivas olayları bana Hallac-ı Mansuru hatırlattı. Her yazan birey bu olayı çeşitli yönleriyle ve perspektifleriyle kaleme aldı, beleklerimizde diri tutmamıza katkıda bulundular.<br />
Her biri kendi payına doğru ve haklıydılar. Ancak Bu elim ve vahim olayları tarihte ki benzerleriyle eşleştiremezsek işin bir yanı eksik kalır.<br />
Ben de 2 Temmuz 1993 trajedisi ise Hallac-ı Mansur trajedisini hatırlattı nedir bu trajedi birlikte bir daha hatırlayalım.</h3>
<p>Asıl adı EBU’L-MUGİS EL-HÜSEYİN BİN MANSUR EL-HALLAC (D.Y.858Tur, Fars, İRAN - Ö. Y.26 Mart 922 BAĞDAT),görüşleri ve yaşamıyla tartışmalı değerlendirmelere konu olan ünlü mutasavvıf. Kişiliği ile pek çok Müslüman’ın deneyimlerini ülkü ve özlemlerini dile getirdiği için kimilerinde hayranlık, kimilerinde öfke uyandıran yaşamı ve ölümü İslam Tarihinin en çok sözü edilen öykülerinden biridi . Baba mesleğinden dolayı HALLAC (Pamuk atıcısı ) adıyla tanınır. Ayrıca “manevi sırları hallac pamuğu gibi attığı “benzetmesiyle “Hallac-ı esrar “olarak anılı. Hallac-ı Mansur’a dayandırılan tasavvuf öğretisi de Hallaciye adıyla bilinir.</p>
<p>İnanışa göre Zerdüşt dinine bağlı olan büyük babası, sahabilerden Ebu Eyüb’ün soyundan geliyordu; babası sonradan müslüman olmuştu. Hallac, İran’daki mezhep çatışmaları nedeniyle genç yaşta Tur’dan ayrılarak,Arap kültürünün önemli merkezlerinden biri olan Vasıt’a , ardından Tuster’e gitti. Bu yaşlarda tasavvufa yöneldi.Tuster’de ünlü mutassavıflardan Sehl bin Abdullah et-Tusteri’ye bağlandı ve onunla Basra’ya gitti.Daha sonra Bağdat’a geçerek Arm bin Osman el –Mekki’ye bağlandı ; bu sırada ünlü mutasavvıf Ebu Yakup el-Akta’nın kızıyla evlendi. Hallac, Bağdat’ta Cüneyd-i Bağdadi’yle tanıştı ve ondan hırka giydi. Ama coşkun kişiliği nedeniyle aralarında çıkan anlaşmazlıktan dolayı kısa sürede Cüneyd’den de ayrıldı.</p>
<p><em>1) İlk haccından (896) sonra Bağdat şeyhleriyle bütün ilişkisini keserek Tuster’e gitti. Dört yıl boyunca katı bir çile yaşamı sürdürdü. Sufi hırkasını çıkardı , ,halk arasına karıştı. Fars, Huzistan, ve Horasan’da halkı yazıları ve konuşmalarıyla Tanrı aşkına çağırmaya başladı, çevresinde çok sayıda mürid topladı.<br />
2) İkinci haccından (905) sonra denize açılarak İslam’ı yaymak amacıyla Hindistan ve Türkistan’a gitti. Çin sınırlarına kadar dolaştı. Onu bu gezisi sırasında İslam dinine. kazandığı Müslümanlar daha sonra Mansuri olarak anıldı<br />
3) Daha sonra üçüncü kez hacca giden Hallac , Hicaz’da geçirdiği iki yılın ardından Bağdat’a döndü ve buraya yerleşti.<br />
4) (y.908).Son haccı sırasında tam bir kendinden geçme durumuna girdi. Ünlü “Ene’l –Hak “ (Ben Hakk’ım ) sözünü bir vecd anında bu dönemde söylediği, hacda vakfedeyken insanlardan kendisine işkence etmelerini, Bağdat sokaklarında yoldan geçenlerden kendisini öldürmelerini istediği anlatılır.</em></p>
<p> <a href="http://www.forumunreal.com/haber/hallac-i-mansur-ve-sivas-trajedisi.html#more-570" class="more-link">(more&#8230;)</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.forumunreal.com/haber/hallac-i-mansur-ve-sivas-trajedisi.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Zaman Gazetesi Madımak katillerini mi savunuyor?</title>
		<link>http://www.forumunreal.com/haber/zaman-gazetesi-madimak-katillerini-mi-savunuyor.html</link>
		<comments>http://www.forumunreal.com/haber/zaman-gazetesi-madimak-katillerini-mi-savunuyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Jul 2008 08:00:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[HABER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.forumunreal.com/haber/zaman-gazetesi-madimak-katillerini-mi-savunuyor.html</guid>
		<description><![CDATA[Zaman Gazetesi, Sivas katliamının 15. yıldönümünde adeta asıl katilleri savunurcasına &#8216;İlginç iddia: &#8216;Madımak&#8217;ın arkasında Ergenekon vardı&#8217; başlıklı bir haber yayımladı.
Haberde Eski Tüm Öğretim Üyeleri Derneği Başkanı Prof. Dr. Tahir Hatipoğlu&#8217;nun ağzından &#8216;Otelde öldürülenler arasında iki Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) mensubu vardı&#8217; denilerek Ergenekon operasyonuna da atıfta bulunarak bu işi derin devlet yaptı, &#8216;dincilerin&#8217; üzerine yıktılar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Zaman Gazetesi, Sivas katliamının 15. yıldönümünde adeta asıl katilleri savunurcasına &#8216;İlginç iddia: &#8216;Madımak&#8217;ın arkasında Ergenekon vardı&#8217; başlıklı bir haber yayımladı.<br />
Haberde Eski Tüm Öğretim Üyeleri Derneği Başkanı Prof. Dr. Tahir Hatipoğlu&#8217;nun ağzından &#8216;Otelde öldürülenler arasında iki Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) mensubu vardı&#8217; denilerek Ergenekon operasyonuna da atıfta bulunarak bu işi derin devlet yaptı, &#8216;dincilerin&#8217; üzerine yıktılar deniliyor.</h3>
<h4>Haber şöyle devam ediyor;</h4>
<p>&#8216;Prof. Dr. Tahir Hatipoğlu, Sivas katliamının üzerinden 15 yıl sonra ilginç bir iddiayı gündeme getirdi. Prof. Dr. Tahir Hatipoğlu, Sivas&#8217;ta yakılarak öldürülen 37 kişiden 2&#8217;sinin Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) görevlisi olduğunu ve bunu o dönemde MİT ile ilişkisi olan bir rektör yardımcısından dinlediğini söyledi. Rektör yardımcısının ismini açıklamak istemediğini belirten Hatipoğlu, &#8220;Bu kişi aynı zamanda bir üniversitede dekanlık yapıyordu. Konuşmamız sırasında MİT&#8217;i kastederek &#8216;Ölenlerden 2&#8217;si bizim elemandı. Oraya şehir dışından gelenleri izlemek için gitmişler ve Madımak Oteli&#8217;ne müşteri gibi yerleşmişlerdi.&#8217; dedi. Ben şimdi Ergenekon ile ilgili ortaya çıkan bilgileri gördükçe, Sivas olaylarını kimlerin yaptığını daha iyi anlıyorum.&#8221; diye konuştu&#8217;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.forumunreal.com/haber/zaman-gazetesi-madimak-katillerini-mi-savunuyor.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>2 TEMMUZ</title>
		<link>http://www.forumunreal.com/haber/2-temmuz.html</link>
		<comments>http://www.forumunreal.com/haber/2-temmuz.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Jul 2008 12:53:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[HABER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.forumunreal.com/haber/2-temmuz.html</guid>
		<description><![CDATA[Bugün yine 2 Temmuz. Acılarımızın, kayıplarımızın yine gögsümüzü sıkıştırdığı günlerden biri. Yılın kaç günü bu acıları yaşamaktayız. Benim yaşımdakilerin bu günlerin her biri ile ilgili çok canlı, çok acı dolu ve çok koyu gri karabasan gibi anıları var. Bu karanlık günleri sizlere de sunmak istedim.
15 Aralık. 1968 Hekimhan olayları,
5. Mart. 1971 Kırıkhan olayları,
15-16. Şubat.1975 Malatya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Bugün yine 2 Temmuz. Acılarımızın, kayıplarımızın yine gögsümüzü sıkıştırdığı günlerden biri. Yılın kaç günü bu acıları yaşamaktayız. Benim yaşımdakilerin bu günlerin her biri ile ilgili çok canlı, çok acı dolu ve çok koyu gri karabasan gibi anıları var. Bu karanlık günleri sizlere de sunmak istedim.</h3>
<p><em>15 Aralık. 1968 Hekimhan olayları,<br />
5. Mart. 1971 Kırıkhan olayları,<br />
15-16. Şubat.1975 Malatya olayları, 1 can, 29 ağır, toplam 220 yaralı.<br />
7.Kasım.1975’te Akçadağ Öğretmen okulu (Köy Enstitüsü) baskını,<br />
11.Eylül 1977’de Divriği, Sivas olayları,<br />
18.Nisan.1978 Malatya olayları 3 can, 30 yaralı.<br />
3-4.Eylül.1978’de Sivas olayları, kaybedilen 10 can ve 500 kadar yaralı,<br />
19-26.Aralık.1978 Maraş olayları, resmi kayıtlara göre 105 can, 176 yaralı, söylentilere göre kaybedilen 500 can, göçe zorlanan binlerce yurttaş.<br />
4.Araslık.1979 Kırıkhan, 8 kişilik bir Alevi ailesi benzin dökülerek yakıldı.<br />
28.Mayıs- 5. Temmuz.1980 Çorum olayları, resmi kayıtlara göre 26, eldeki bilgilere göre 57 can, 200’den fazla ağır yaralı, göçe zorlanan 600 aile.<br />
2.Temmuz.1993. Sivas Pir Sultan Abdal Anma etkinliklerinde MADIMAK OLAYLARI. Otel yakıldı. 37 can.<br />
12-15.Mart.1995 İstanbul Gazi Mahallesi ve Ümraniye olayları. 17 can, 60 yaralı.</em></p>
<p>***</p>
<p>Yukarıdaki tabloda görülmeyen bir çok yerel olay da var. Bir de, 12. Mart. 1971 ile 12. Eylül. 1980 dönemlerinde Alevi gençlerinin başlarına gelenler var ki onları da eklersek bu liste çok farklı boyutlara ulaşacak.<br />
Aleviler ve Alevi olmayan vatandaşlarımız. Bu küçük, özet takvim bize bir şeyler anlatıyor sanırım. Bu listenin neleri anımsattığını uzun uzun yazabiliriz.</p>
<p> <a href="http://www.forumunreal.com/haber/2-temmuz.html#more-568" class="more-link">(more&#8230;)</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.forumunreal.com/haber/2-temmuz.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
